Yukarı Çık
Dilek Bilge

Dilek Bilge

‘İnsan yaşarken çürür’, diyorlar, su dururken. Annem babamın yasında çürüdü. Acıyı güzel taşısın diye bir gözleri kaldı geriye, bir de elleri.

İÇİM

12 Mayıs 2017 Cuma 11:59:16

Dünyanın en eski kitabı, burnuma hercailer diyarından  dünyanın en eski kokusunu taşıyor. Gümüşçün  açılmamış sayfalar  arasındaki  küfü seviyor, ben; sonsuzluğun nemini.

‘İnsan yaşarken çürür’, diyorlar, su dururken. Annem babamın yasında çürüdü. Acıyı güzel taşısın diye bir gözleri kaldı geriye, bir de elleri.    

Teyzem merdivenden inerken  ‘Çıkmak güzeldi, bir kez  çıkınca, cin lambaya, salyangoz kabuğuna geri dönmüyor’, diyor. İyi ki görmüyor diyorum,  son basamağın üstünde ‘herkesin döndüğü yer’’, diye yazıyor.

Askıda unutulmuş  ceketin  ön cebindeki  tarak, arkası horozlu aynanın yanında mutlu, aşka  yeni sözcükler tarıyor. Kopan teller  ağarıyor,  rüzgarın koynunda.

Gün ‘kararmam’, derken; kucağına  akşam düşüyor. Sabahın gözleri ihanete açık. Kimse    

‘Bu kimin gecesi?’, diye sormuyor.

Boşluk içimle eşleşiyor, ben kelimelerle.  Yüzün yüzümün en güzel sorusu.

Bak diyorum ki;

Bir ‘hadi’  için taş atılmayı bekliyor, yol çizilmeyi, yaren yürümeyi, ıslık gökten gelecek yıldız sesini…

peki ya sen, neyi...

 

‘Neden böyle anlaşılmaz şeyler yazıp, garip sorular soruyorsun?’, dedi.  Durdum bir an. Kalktım, evden  dışarı çıktım.  Serin hava iyi geldi. Saçlarım rüzgarla  birbirine karışsa  da  ellerimle şöyle bir düzelttim.  Ceketimin yakasına doğru, boynumu eğdim. Sokak lambası tam altından geçerken ışığı iki kere titreşti.  Kaldırıp başımı baktım.  Önünden pırıl pırıl bir iki damla geçiyordu, şimdi sağanak başlar dedim. Bir çok insanın aksine yağmuru sevmezdim. Saçlarım ıslanınca dipleri  kaşınırdı. Hızlı adımlarla geri döndüm. Kapıya vardığımda anahtarımla açacakken, vazgeçtim.  Zile bastım.  Daha içeri adımımı atmadan, ‘Merak ettim neredeydin?’, dedi . Gözleri yüzümde yanıt  aradı. Baktı, bir şey  bulamıyor, içeriye mutfağa yöneldi.  Ceketimi çıkarıp sandalyenin arkasına, içimi de cebindeki deftere astım.  ‘Yemekte ne var?’ diye seslendim.

dbilge / Trabzon

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.