Yukarı Çık

Rizespor’a Cevap

6 Haziran 2017 Salı 11:52:21

Trabzonspor-Bursaspor maçından sonra, Trabzonspor’un şike yaptığı yönünde bir tartışmadır aldı başını gitti. Belli ki herkes, 2010-2011 yılında Trabzonspor’un çalınan haklarına ses çıkartmak yerine anasının ak sütü gibi helal olan şampiyonluğu örtbas ederek Trabzonspor’un bir açığını yakalamaya çalıştı. Bu açığı da Bursaspor maçıyla buldular ve Trabzonspor’a karşı linç kampanyaları başlamış oldu.  Hem de Rizespor’u bugüne kadar hiç umursamayan İstanbul takımı sevicileri ile…

Bu sözde Rizesporlular, Rizespor’un küme düşmesini sadece Trabzonspor’a bağladılar. Oysaki Rizespor’un asıl küme düşme nedenlerini hiç sorgulamadılar… Sanki lig sadece bir maçtan ibaretmiş; sanki Trabzonspor, Rizespor’un düşmesi için türlü ayak oyunlarına başvurmuş gibi algı oluşturdular. Hâlbuki Rizespor’un küme düşmesinin tek nedeni Rizeliler’dir. Neden mi? Bu sorunun cevabına da Rizespor-Trabzonspor maçından sonra yazdığım 2 Nisan2017 tarihli yazı ile ulaşalım:

’Rizespor’a gelince; özellikle son dakikalarda Trabzonspor’a soğuk terler akıttırdı ama bir türlü aradığı golü bulamadı ve ligde kalma yolunda çok ciddi yara aldı. Futbolcuların istekli, arzulu olmalarına; Rizespor tribünleri karşılık ver(e)medi. Ligde kalmak için taraftarın desteği çok önemli olsa da takımlarını kendi sahasında yalnız bırakan Rizespor seyircisi, takıma, rakipten daha fazla darbe vurdu!

Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe gibi takımların Rize’de oynadığı maçlarda tribünleri tıklım tıklım doldurup, bu takımları destekleyen hiç kimse Rizespor’dan bir şey bekleyemez. Bugün kahvehanede oturup, İstanbul takımları için birbiri ile tartışan Rizeliler maça gelseydi; o takımların başarılarını konuşmak yerine Rizespor’un başarısını konuşuyor olurlardı. Yani Rizespor küme düşerse hiç kimse ne yönetimi, ne oyuncuları, ne de hocayı suçlasın; eğer bir suçlu aranacaksa Rize Yeni Şehir Stadı’nın koltuklarına bakılsın, bir boş koltuk varsa, Rizespor’un küme düşmesine sebep olan kişi o boş koltuğun sahibidir…’’

Bu yazıyı yazdığım tarihten bir ay sonra bakıyoruz ki Rizespor küme düşüyor ve o boş koltuğun sahipleri tutup; şikenin mağduru, dünya futbolunda adaletin sembolü olan Trabzonspor’u şike yapmakla suçluyor. Böyle bir suçlamayla da vicdanlarını rahatlatacaklarını sanıp, ar damarlarını çatlatıyorlar.

Rizespor’u küme düşürenler; -seyircinin dışında- Rizespor yönetimi, teknik ekibi ve oyuncularıdır. Ki ne Trabzon şehrinin de ne de Trabzonspor’un bu grubun içinde yeri vardır. O yüzden tutup da: ‘’Trabzonspor, Rizespor’u küme düşürdü’’ diye saçmalamak, futbol cahilliğinin ve duygusallığının da ötesinde art niyetli bir tutumdur.

Ne Rizeliler ne de Rizespor yönetimi bu kaosta suçlu bulunmayıp; illa ki Trabzonspor suçlanacaksa ve yok biz komşuyuz, Trabzonspor ona göre oynasaydı gibi teşvik suçuna bulaşılacaksa, neden bir tane Rizeli çıkıp da kaleci Onur’un Fenerbahçe maçından sonra aldığı cezayı konuşmadı? Neden hiçbir Rizeli, Trabzonspor’un kemik kadrosunda ki oyuncuların sahada olmadıklarının farkına varmadı? Çünkü Trabzonspor’un haklarının gasp edildiğinden bihaberdiler ve konuşsalar canlarından çok sevdikleri İstanbul takımlarına dokunacaktı da ondan…

Trabzonspor’un, Bursaspor karşısında ki vasat futbolunun iki nedeni vardı; kemik kadrosunun sahada olmayışı ve hiçbir iddiası kalmayan oyuncuların ligi kafalarından bitirmesiydi. Son haftalarda da bunu çok net görüyorduk ki Trabzonspor’un performansında ki ciddi düşüş eleştiri konusuydu. Ama Trabzonspor’dan haberi olmayan, art niyetli ve Trabzonspor’a nereden vururuz diye düşünen, futbol tekniği ve psikoloji bilgisi sıfır olan insanlar, ancak bu şekilde ucuz suçlamalar ile kendi kusurlarının üstünü örtüp, takımları ile alakası olmayan kişi ve kurumları suçlayarak vicdanlarını rahatlatabilirlerdi. Onlar da bunu en ahlaksız biçimde yaptı… Trabzonspor gibi bir kulübü şike yapmakla suçladılar(!)

Bu saatten sonra tribünde görmediğimiz (İstanbul takımları ile oynanan maçların dışında), Fenerbahçe’nin, Beşiktaş’ın ve Galatasaray’ın şampiyonluğu ile ilgilenen Rizelilerin yapması gereken tek şey vicdan rahatlatmayı bırakıp, kendi memleketlerinin takımını göstermelik sevmeyip; Trabzonlular, Bursalılar ve Kayserililer gibi takımlarına sahip çıkarak, süper lige yeniden nasıl çıkarızın hesabını yapmaktır. Yoksa yedi yüz kişi maça gelip, İstanbul takımlarının maçlarının devre arasında Rizespor’un maçını izlemekle ya da Rizespor’un İstanbul takımlarına puan kaybetmesi için dua etmekle bu iş olmaz. Yoksa tekrar -nasip olursa süper ligde oynarsanız- son haftalarda Trabzonspor’un eline düşerseniz bu mantık ile yine sağa sola çamur atar, aynada kendinizi görmez ve en kötüsü de bir takımın bayrağını, formasını yakma alçaklığına yeniden düşersiniz!

Ve şunu da unutmayın ki ‘’Asil Trabzonspor’’ şike gibi pisliğin içine bulaşmaz. 2010-2011 yılında olduğu gibi şerefi ile şampiyon olur ya da işler kötüye giderse küme düşer… Kaldı ki kendi çıkarları için yapmayacağı ahlaksızlığı bir takım düşsün, bir takım çıksın diye de yapmaz; hele hele ki bu takım şike olaylarında Trabzonspor’un yanında yer alan birkaç takımdan biri olan ve İstanbul’un uşaklığını yapmayan İbrahim Yazıcı’nın takımı Bursaspor olacaksa…

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.