Yukarı Çık

En Sıcak Yazım... Yalnızlığım

17 Haziran 2017 Cumartesi 00:02:51

    Hasta yatağıma uğrayan tek bir ses olmadıysa belli ki uyuşmuş bedenim ve beynim el birliğiyle bahçemdeki çiçekleri derleyip toparlamışlar. Ne yaprakların sarısı, ne gülün dikenleri, ne menekşelerin moru, ne çağıldayan sular... günlerdir sadece ter içindeyim.

 

Mürekkebi karışmış, üstünde yer yer çay bardağı izleri olan bir kâğıttan okuduğum bu cümleyle geçmişe döndüm bu sabah. Çok zaman önce yazılmış, masanın üstünde, kitapların arasına sıkışmış, sözüm ona ufak bir not… diğer notların arasında öne çıkan… dehşetli bir kırılmanın üstünden çok zaman geçse de, kırığı iyi tutsa da hayat kemiğinin, sızısı içerleride bir yerlerde gizlenen ağıtın kanıtıydı sanki. Kim bilebilirdi bu değişi, odama yayılan sesimden başka. Bir de!...

   Pencerenin önüne çektiler yatağımı. perdeleri araladılar. “Kapayın!” dediğim günden beri açılmamış üstelik. Güneş, odanın tam ortasından sıcak bir dere gibi akarken, nedense tahta zeminin üstündeki sıcaklıkla ısınan yalnızlığımı daha bir sevdim. Evet sevdim gerçekten bu halimi… Ne zamandır kozasından çıkmayı bekleyen bir kelebeğin kanatlarını keşfedişi gibi yeniden uçmayı sevmek haliyle… ağacı köküm gibi, kuşları kanadım, bulutları yaşım, denizi koşmalarım... en çok da yağmurun sesini… içmeyi ben de özlemle aradım...

           Yalnızlığım dışarı çıktı bugün. Uzun bir zamandan sonra... neşeyle hem!

En sadık dostum, durup durup sarıldığım, bırakmamış beni sarmış sessizliğiyle… ve her şeyden daha yakın olması sonsuz sevindirdi beni bir daha. Acıyı, tasayı, kaybı, kazancı beraber sırtlanmışız ve elimi bırakmamış hiç… sessiz ki çığlıkla, çoğu kırgın da olsak...

         Yalnızlığım… en sıcak yazım. Ne çok yazım!...

Uzun sürmüş bu dilimde… sordum dün: ne zamandır böyle canı çekilmiş gibi debeleniyorduk?

-Akrebi ve yelkovanı birlikte yavaş yavaş dönen bir saatin vidasının yuvasından düşmüş görüntüsü gibiydik…üst üste gelip kırık kollar gibi sallandık dibe…

Dedi:

-Ben de hesap tutamadım.

Sadece yazın ateşli yatağından çıkıp, güzün bağında tada gel üzümler gibiydik seninle.

ayşe keskin/ Trabzon 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.